15 Aralık 2016 Perşembe

Yaşamak için neye ihtiyacımız var?


     Şu hayatta ne için yaşıyoruz? Amacımız ne? En önemlisi de istediklerimizi yapabilmek için ne kadar vaktimiz var? Unutmamak gerek ki vaktimiz ömrümüz kadar ve ne kadar ömrümüz kaldığını bilmiyoruz. Etrafımdaki insanlara ve kendime bakıyorum; Çoğumuz istemediğimiz hayatlar yaşıyoruz, biraz kullanıp sonra atacağımız kıyafetleri, ayakkabıları alabilmek hiç ihtiyacımız olmadığı halde deli gibi yatırım yapabilmek için sevmediğimiz işlerde çalışıyoruz. O çok istediğimiz kıyafeti ve ayakkabıyı aldık diyelim, işe giderken giydik. Peki o işyerinde sevmediğimiz işi yaparken sevdiğimiz kıyafetleri giydiğimiz için mutlu muyuz? İçinde yaşadığımız güzel bir evimiz var, arabamız var yani bu tür temel ihtiyaçlara sahibiz diyelim ama yine de daha fazla mal mülk için çırpınıyoruz. Hiç ihtiyacımız yokken yeni bir ev aldık diyelim, o evi alabilmek için sevmediğimiz işi yaparken yeni aldığımız ev bizi gerçekten mutlu edecek mi? Yeni mülkler edinip zenginliğimize zenginlik katarken bir de bakmışız hayat bitmiş ve biz kendimiz için yaşamayı unutmuşuz, bütün ömrümüz dünyaya mal mülk yığmakla geçmiş. Bizden sonrakilere elbet faydası olur ama peki biz!
     Sevmediğimiz bir iş bile olsa yaşamak için tabi ki çalışmak zorundayız ama yaşamayı da unutmadan yapmalıyız bunu. Sadece kendimizi düşünmekte sevdiklerimize zarar verir. Bence sevdiklerimize verdiğimiz zarar kendimize verdiğimiz zarardır. Bazı insanlar aileleri için hayatlarından fedakarlık yapmak zorundalar farkındayım ve bu insanlara büyük saygı duyuyorum. Sırf evladı üniversite okuyabilsin diye çift vardiya çalışan insanlar var.
     Keşke para bu kadar kıymetli olmasa. Keşke eğitim görmek isteyen birinin bunun için paraya ihtiyacı olmasa. Keşke evladını tedavi ettirmek isteyen annenin bunun için paraya ihtiyacı omasa. Keşke bütün çocukların sıcacık yuvaları olsa. Keşke insanlar ceplerindeki paraya göre yargılanmasa.
     Keşke yeni tanıştığımız insanların kolundaki saatinin, ayakkabısının markasına değilde sadece gözlerinin içine baksak.
     Kafama esti yine aklıma geldiği gibi yazdım. Kimse okumasa bile kendime yazdım. 

Hiç yorum yok: