27 Haziran 2015 Cumartesi

Selçuk gezisi :)


Selçuk'a kaç kere gittiğimi hatırlamıyorum ama her gittiğimde aynı tat. Seviyorum bu ilçeyi :)

 Meryem Ana evine giderken bu güzel heykele selam vermeden geçmek olmazdı. Aynı anda iki tur otobüsü yanaşınca önünde fotoğraf çekilme kuyruğu oluştu resmen. Tabi ki biz de o kuyruktaydık :)



Pazar ayinlerini burada yapıyorlarmış. Geçen sefer gittiğimde pazar günüydü ve ayin hazırlığına tanık olmuştum. Günlük güneşlik bi günde iyi de kışın herhalde burayı kullanmıyorlardır. Burası kışın ayrı bir güzeldir. Neyse, demem o ki cennet gibi bir yer :)




Mum yakıp duamızı ettikten sonra her dilek meraklısı gibi kağıtlara dileklerimizi yazıp, dilek duvarında zor bela bulduğumuz deliklere tıkıştırıp Meryem Ana evi turumuzu bitirdik.






Efes antik kentine gidip te bu güzel kıza selam vermeyen var mı? Her gittiğimde fotoğrafını çekmek benim için gelenek haline geldi :)




Bu şehirde, insanın kendisini şehrin yaşayan zamanlarında gezinirken hayal etmemesi mümkün değil. Geçen sefer gittiğimizde mevsim sonbahardı ve şehrin yeni sakinleri kediler dışında kimsecikler yoktu.  Şehrin boş sokakları insanın hayal gücü sınırlarını zorluyor :) 















Veee maket köy.
İlk defa gittim ve çok beğendim. maketler birebir insan boyutlarında ve hareketli. Mesela yukarıdaki fotoğrafta kadının sağ kolu önündeki çarkı çeviriyor. Bu fotoğraflar dışarıdaki bölümden. Kapalı olan kısımda malesef fotoğraf çekmek yasak.- Tırsak olan ben gizli gizli de çekemedim - Kapalı olan kısımda küçük maketlerle köy hayatı anlatılmış. Mesela köy düğünündeki  kadın ve erkek eğlencesi, kız kaçırma gibi sahneler tasvir edilmiş. Yani anlatması zor ama gezmesi güzel diyeyim :)







Kapçı mahmut amcaya selam :)



Maket köyü yapan Ayhan Çetin ile ilgili uzun uzun yazmak yerine tembel ben, bir fotoğrafla işi bitirdim :)


Burası da St Jean kilisesi. Biz bir kilisede nereye bakılır, ne yapılır bilmediğimiz için çaktırmadan bu turist kafilesinin peşine takıldık ve tabiki pek bişey anlamdık :P



ve bu da kilisenin eski halinin maketi. Neyse biz kiliseden pek bişey anlamayınca vurduk kendimizi yola ve 5 dk. uzaklıktaki İsa Bey camiine gittik.


Caminin avlusu harika, içinden daha etkileyici yani tam dış çekim mekanı. (Bu fotoğrafı çekebilmek için o dar merdivenleri keçi gibi tırmandım :)


Caminin içine de girdikten sonra bir süre bu güzel avluda dinlenmemek olmazdı.

Yine tembelliğimden İsa Bey camii ile ilgili bilgi fotosu :)

Evvet Şirince. 
Evleriyle ve şarabıyla ünlü bu küçük güzel köyün dar sokaklarında dolaşmayı özlemişim, tabiki şile bezinden kıyafetler almayı da :)






Mandalina ağaçlarının arasından geçerek geldiğimiz Şirince'den kumda kahve içmeden ayrılmak olmaz.


Daha nice gezmelere :)

Hiç yorum yok: